Bütün planlar hazır! Türkiye rekora koştu

Türkiye ekonomisine 2018 ve 2019 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ekonomistler ve iş dünyasının temsilcileri, yeni yıldan daha da umutlu. 2019 yılında dolar kurunun stabil bir seyir izleyeceğini belirten uzmanlar, enflasyonun yıl sonunda yüzde 12-15 seviyelerine inmesini bekliyor.

Özgür Gündüz/Haber7.com

2013’teki Gezi Parkı’nı MİT tırları davası, terör saldırıları, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz hain darbe girişimi izledi. ABD bununla da kalmazken, geçtiğimiz aylarda açıkça ekonomik savaş ilan etti. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisini güçlü yapısıyla ayakta kalmayı başardı. Ekonomistler özellikle 2019 yılının ikinci yarısında toparlanmanın hızlanacağını dikkat çekerken, iş dünyası temsilcileri de tüm hazırlıklarını yaptıklarını dile getirdiler. Dünya ekonomisinin küresel ticaret savaşlarının gölgesinde 2018’i zor bir yıl olarak geçirdiğini söyleyen iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçıların tüm bu küresel gerginliklere rağmen 2018’de rekorlara koştuğuna dikkat çekti.

SETA Ekonomi Araştırmacısı ve İktisatçı Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, Türkiye’nin ilk çeyrekte 7,4, ikinci çeyrekte 5,2 ve üçüncü çeyrekte yüzde 1,6 büyüdüğüne dikkat çekerek, “Dördüncü çeyrek büyüme oranını yüzde 0 ile 0,5 arasında bekliyorum. 2019’un ilk çeyreğinde yine bu rakama yakın bir büyüme yakalanır. Ancak ikinci çeyrekten itibaren bir toparlanma bekliyorum. Özellikle 2019’un ikinci yarısından itibaren(seçim sonrası) asıl toparlanmanın başlayacağını düşünüyorum. Kapasite kullanım oranı, ekonomik güven endeksi gibi öncü göstergeler de bunu destekliyor. Bu sıkıntılı süreçten yavaş yavaş çıkmaya başladığımızı gösteriyor. Söz konusunu finansal türbülans hatırı sayılır bir şekilde etkili oldu, Türkiye ekonomisini salladı ama yıkamadı. Bunda kurun toparlanmasının da etkisi oldu. Hükümetin açıkladığı Yeni Ekonomi Programı ve aldığı önlemlerde bu toparlanmaya yardımcı oldu.

DOLAR STABİL BİR SEYİR İZLEYECEK

Her hangi bir artçı şok yaşanmaması durumunda dolar bundan sonraki süreçte bu seviyelerde stabil kalacağını tahmin ediyorum. Dolar 7 TL seviyelerine de çıktığında birkaç ay içerisinde 5,20-5,50 seviyelerine gerileceğini öngörmüştüm. Uzun vadede ise 5,10-5,20 bandını görebileceğini düşünüyordum. Aşağı yukarı bu seviyelere gelmiş durumda. Bundan sonraki süreçte kurun 5-5,10 seviyelerinde olacağını düşünüyorum. Yani 2019 yılında dolarda çok ciddi bir hareket beklemiyorum. 2019’un ikinci yarısında normal enflasyona bağlı olarak çok hafif bir yukarı yönlü bir seyir izleyebilir. Kısaca 2019 için doların stabile yakın bir seyir izleyeceğini düşünüyorum.

ENFLASYON YÜZDE 12 SEVİYELERİNİ GÖRECEK

Enflasyonda aşağı yönlü trendin başladığını belirten Tatlıyer, “Enflasyonun bundan sonra aşağı doğru bir seyir izleyeceğini düşünüyorum. Şuanda yüzde 21,62 seviyelerine gelmiş durumda. Bu düşüşün yıl içinde devam edeceğini ve yıl sonunda yüzde 12-15 bandına gelmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı

İŞSİZLİK DÜŞMEYE BAŞLAYACAK

Son olarak işsizlik rakamlarının yüzde 11.3 seviyelerine çıktığına dikkat çeken Mevlüt Tatlıyer, “2018 yılı sonunda işsizlik rakamı yüzde 12’yi bulacak gibi görünüyor. 2019’un ilk 6 ayında artış devam edecek ve tahmini olarak yüzde 13 seviyelerine ulaşacak. 2019’un ikinci yarısından itibaren de tekrar düşüşe geçerek yıl sonunda yeniden yüzde 12 seviyelerine inmesini bekliyorum” dedi.

TÜRKİYE REKORA KOŞTU

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle 2018 yılını değerlendirdi, 2019 yılına dair öngörülerini ve ihracatçıların gündemini açıkladı. Dünya ekonomisinin küresel ticaret savaşlarının gölgesinde 2018’i zor bir yıl olarak geçirdiğini söyleyen Gülle, “Türkiye bu dönemde stratejik ortak ve uzun soluklu bir müttefik olan ABD ile ağustos ayında doruğa ulaşan bir gerginlik, ardından ilişkilerde hızlı bir iyileşme ve sonrasında yeni bir diplomatik ilişki döneminin kapılarının aralandığı bir süreç yaşadı. Türkiye’nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçılarımız, tüm bu küresel gerginliklere rağmen 2018’de rekorlara koştu. Bu rekorlar sayesinde, Türkiye’nin 2018 yılındaki ekonomik büyümesinin 1.4 puanı; yani en az yarısı net ihracatımız sayesinde gerçekleşmiş olacak. 2019 yılında da büyüme hedefi olan yüzde 2.3’ün bu defa üçte ikisi, 1,5-1,6 puanı net ihracattan gelecek. Bu nedenle, TİM ve Türkiye’nin küresel ticaretteki kahramanları olan ihracatçılarımız için, 2019 yılı “İhracatta Sürdürülebilirlik Yılı ve Yenilik” yılı olacak” dedi.

‘YATIRIMLARLA TÜM DÜNYAYA GÖSTERMELİYİZ’

İhracatçıların hedefinin “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” olduğunu hatırlatan Gülle, “Bunu yakalamamız için 2018 ikinci çeyreğinden beri ihracatımızın yakaladığı pozitif büyüme trendini korumak ve daha da güçlendirmek adına, her türlü katkıyı sağlamayı hedefliyoruz. Artık sadece ihracat rakamlarında sıçramaya değil, ağırlıklı olarak ihracat hacmimizde sürdürülebilir bir ivme yakalamaya odaklanmalıyız. Bu da, Ar-Ge ve Tasarım üzerine projelerimizi sürdürürken, ithal girdisi yüksek olan ürünlerde yerli ve milli üretime olan desteğin arttırılması konusunda çalışmalarımıza yoğunlaşmaktan geçiyor. Türkiye olarak ihracatta başarımızın kalıcı olduğunu yapacağımız yatırımlar ile tüm dünyaya göstermeliyiz. Ticaret Bakanımız Sayın Pekcan’ın da geçtiğimiz günlerde dile getirdiği gibi yüksek teknolojili sanayi ürünlerinde, bu yılın ilk 9 ayında yüzde 3,3 olan büyüme oranını daha ileriye taşıyabilmeliyiz. Bu anlamda, marka, tasarım ve Ar-Ge ile birlikte, özellikle yazılım alanını kapsayan hizmet ihracatını geliştirmeye odaklanacağız. Nitekim hizmet ihracatı da “yenilik” kısmında adından söz ettirecek. Bu gün 44 milyar dolar seviyelerinde olan hizmet ihracatının 2019 yılında daha fazla yüzümüzü güldüreceğini düşünüyorum. Yenilik anlamında değinilmesi gereken bir diğer konu da “transit ticaret”. Mevcut transit rejimde, transit ticaretimizi kayıt altına almak mümkün olmadığı için bunu ithalat ve ihracat rakamlarında göremiyoruz. Bu yüzden ilk etapta transit ticaret istatistiklerinin ayrıca toplanması için Ticaret Bakanlığımız ile çalışma başlattık. Bu yeniliklerin 2019 yılında hayata geçeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

‘İHRACAT BU ÜLKENİN TEK ÇIKIŞ KAPISIDIR’

Gülle sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak bölgemizde gerçek bir istikrar örneği göstererek, bu gün geçtiğimiz 16 yılda ortalama yüzde 5,7 büyüme ivmesi yakaladık. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 13.üncü ekonomisi konumuna geldik. Dünyanın tüm bölgelerinde, artık Türkiye markasını taşıyan ürünlerimiz var. Bizlere düşen, bu istikrarı Türkiye’nin ihracatçılarına yakışır şekilde sürdürebilmek. Bizler TİM ve ihracat ailesi olarak, verdiğimiz sözleri hayata geçirmek adına ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Çünkü biliyoruz ki, ihracat bu ülkenin tek çıkış kapısıdır.

GÜVEN ORTAMI YENİDEN SAĞLANDI

2019 yılına ilişkin görüşlerini paylaşan Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise, “2018 yılında içinde bulunduğumuz coğrafya ve bölgemizde yaşanan sıcak gelişmelerin etkisinin yanı sıra, küresel bağlamda ekonomik savaşların tesirlerini büyü oranlarda gördük. Ha keza ülkemizin bölgesinde yürüttüğü bağımsız politikalar nedeni ile bir dizi ekonomik saldırılara da maruz kaldık. Döviz üzerinden yapılan saldırılar ve kredi derecelendirme kuruluşlarının ekonomimizi hedef alan açıklamaları bu ekonomik saldırılara örnek teşkil edilebilir. Bunların yanısra kur ve faiz oranlarında gözlenen yukarı eğilim hisse senedi piyasasında baskı oluşturan önemli unsurlardan biri oldu. Yüksek enflasyon ve küresel ölçekli artan faizler, iç piyasada tahvil faizlerinde belirgin yükselişlere sebep oldu. Bütün bunlara rağmen hamdolsun ülke ekonomimiz sağlam temellere dayanmaktadır. Hükümetimiz bu saldırılara karşı almış olduğu tedbirler sayesinde yerinde müdahalelerde bulunarak piyasalarda tekrar güven ortamını sağladı.

‘İLK 10’A GİRMEYİ BAŞARACAĞIZ’

Bağımsız politikalarla güçlü bir Türkiye oluşturmaya devam edeceklerini belirten ASKON Başkanı Aydın, “Dünya’nın en büyük ekonomi sıralamasında ilk ona girmeyi başaracağız. ASKON olarak bu bağlamda özellikle katmadeğeri yüksek, ülke ekonomimize katkı sağlayacak sektörler üzerinde faaliyetlerde bulunduk. Türkiye’nin yerli Alibabası olarak nitelendirilebilecek Turkish Business Platform adlı e-ihracat sitemizi devreye sokarak üyelerimizin uluslararası piyasaya açılımını sağladık. Bu proje ile birlikte 500 milyar dolarlık ihracat hedefine bir nebze olsun katkıda bulunmayı amaçladık. Öte yandan ASKON Üyelerinin karşılıklı ticaretini geliştirmek üzere ASİA adlı sosyal iş ağı projesini hayata geçirdik. Ve yine akıllı teknolojiler üzerine smart future expo zirve ve sergimizi gerçekleştirdik.” İfadelerini kullandı.

‘EYLEM PLANLARIMIZI HAZIRLADIK’

2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlemiş olduğu 2023, 2053, 2071 hedeflerine kilitlendiklerine vurgu yapan Orhan Aydın, “yüksek teknolojili üretim, istihdama katkı, ihracatta artışa öncelik vereceğiz. Türkiye ekonomisine sınıf atlatmak, ekonomiyi orta gelir tuzağından çıkartmak ve Türkiye’nin dünyanın ilk on ekonomisi arasında olmasını sağlamak için topyekûn çalışacağız. Bu bağlamda ilk 180 günlük ve ikinci 180 günlük eylem planlarımızı hazırladık. İlk 180 günlük eylem planımız içerisinde İstanbul ve Ankara olmak üzere ASKON Bürokrasi üslerini hayata geçireceğiz. Dünya’nın önemli ticaret merkezlerinden olan üç noktada ASKON İhracat üslerini hayata geçireceğiz. İkinci 180 günde diğer 3 noktada olmak üzere bu ticaret üslerinin sayısını altıya çıkartacağız” şeklinde konuştu.

EV ÖDEVİMİZ BELLİ OLDU

2018 yılında yaşanan sıkıntıları hatırlatan ASKON Başkanı, “2019 yılından başlayarak ev ödevimiz belli olmuştur. Daha çok üreterek, enflasyonu tek hanelere çekerek, çalışanlarımızı enflasyon karşısında ezdirmememiz gerekiyor. Yeni yıldan itibaren dengeleme sürecinin artılara geçeceğine inanıyoruz. İhracatı yükselmiş, cari açık dengesi makul seviyelere çekilmiş, enflasyonu tek hanelere doğru düşmeye başlamış, istihdamı artmış bir Türkiye bizi bekliyor” diyerek sözlerine son verdi

error: Alert: Content is protected !!